| Çevrimiçi Kullanıcılar |
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1
Çevrimiçi Üye Yok
Kayıtlı Üyeler: 473
En yeni Üyemiz: seokiwamru
|
|
|
| Hosgeldiniz |
|
"Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygamber'e hep salât ederler. Ey iman edenler Siz de ona salât edin ve samimiyetle selam verin." (Ahzab Sûresi, 56)
[ Allahım! Her göz açıp kapama, her nefes alıp verme ve Sana malum olan her şey sayısınca salât ve selam olsun Efendimize ki o, kendisiyle düğümlerin çözüldüğü, sıkıntıların açılıp zâil olduğu, adının anılmasıyla arzu, istek ve güzel neticelere ulaşılan, yüzü suyu hürmetine yağmur istendiğinde rahmete nâil olunan (Habîbullah)dır. Allahım! Nurlarının ummanı, esrarının madeni, inayetinin menbaı, hidayetinin güneşi, hazire-i kudsün nişanlı gözdesi, mahlukatın imamı, yaratılmışların en hayırlısı ve en sevgilisi, kulun, habîbin, rasulün ve kendisiyle nebîlere-rasullere hâtime çektiğin ümmî nebî Efendimiz Hazreti Muhammede, sâir enbiya ve rasullere, Efendimizin ailesine ve ashabına, melâike-i mukarrabîne, semâvât ve arzdaki salih kullarına salât ve selam olsun. ]
[ Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et. BAKARA SÛRESİ-286]
Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :
|
|
| Günün Hadis-i Şerifi |
Hazreti Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)'ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, her ifadesi lâl ü güher Efendiler Efendisi şöyle buyurur:
Doğrudan ya da dolaylı olarak Cenab-ı Hakk'ı hatırlatmayan lüzumsuz bütün duygu, düşünce ve fiilleri terketmesi, kişinin İslam'ı bilmesinin ve gereklerini yerine getirmesinin mükemmelliğindendir.
(Tirmizî, Zühd, 11; İbn Mâce, Fiten, 12; Muvatta, Hüsnü’l-Huluk, 2; Müsned, 1,301)
|
|
| Günün Hadis-i Şerifi |
Ebu Zerr (radiyallahü anh) hazretleri Peygamber Efendimiz (aleyhissalatü vesselam)'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
"Nerede bulunursan bulun, Allah'tan kork ve hep takva duygusu içinde ol!
Bir günaha düşmüşsen, arkasından hemen bir iyilik yap ki, o günahı siliversin.
İnsanlarla olan muamelelerinde de güzel ahlâktan hiç ayrılma!"
(Tirmizi, Birr, 55; Müsned, 2/5, 5/153, 178, 228)
|
|
| Günün Hadis-i Şerifi |
Abdullah bin Ömer (radiyallahü anh) hazretleri şöyle demiştir: Peygamber Efendimiz (aleyhissalatü vesselam) beni tuttu ve şöyle buyurdu:
"Dünya gurbetinde olduğunu unutma ve hep bir garip gibi davran ya da bir yolcu gibi yaşa.. Asıl ve ebedî vatanına gideceğine öylesine inan ki, ölmeden önce ölmüş ol ve kendini kabir ehlinden say!"
(Tirmizi, Zühd, 25; İbn Mace, Zühd, 3; Müsned, 2/24, 41, 131)
|
|
| Günün Hadis-i Şerifi |
Abdullah bin Abbas (radiyallahü anh) hazretleri Peygamber Efendimiz'in (aleyhissalatü vesselam) şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
"Beş şey gelmeden evvel şu beş şeyi ganimet say: İhtiyarlık gelip çatmadan evvel gençliğin, hastalıktan evvel sıhhatin, fakir düşmeden evvel varlıklı olmanın, meşguliyetten evvel boş zamanın ve ölüm gelmeden evvel hayatın kıymetini bil, bunları güzel değerlendir!"
(Hakim, Müstedrek, 4/341)
|
|
| Günün Hadis-i Şerifi |
Abdullah bin Mesud (radiyallahü anh) hazretleri Peygamber Efendimiz (aleyhissalatü vesselam)'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
"Zekatını vermek suretiyle mallarınızı koruyup takviye edin.. hastalarınızın tedavisinde sadakanın belaları defediciliğini de değerlendirin.. bela ve musibetlere karşı da her zaman Allah'a duaya yönelin!"
(Mecmeu`z-Zevâid, 3,63; Taberani, el-Mu’cemu’l-Kebir, 10,128)
|
|
| Günün Hadis-i Şerifi |
Abdullah bin Mesud (radiyallahü anh) hazretleri Peygamber Efendimiz (aleyhissalatü vesselam)'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
'Zekatını vermek suretiyle mallarınızı koruyup takviye edin..hastalarınızın tedavisinde sadakanın belaları defediciliğini de değerlendirin.. bela ve musibetlere karşı da her zaman Allah'a duaya yönelin!"
(Mecmeu`z-Zevâid, 3,63; Taberani, el-Mu'cemu'l-Kebir, 10,128)
|
|
| Günün Hadis-i Şerifi |
Enes bin Malik hazretleri Rasûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
"Hayırlı bir işe vesile olan, onu yapan gibidir."
Tirmizî, İlim, 14
|
|
| Günün Hadis-i Şerifi |
Ebu Hureyre Hazretleri Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
Sevdiğin kişiyi ölçülü sev. Yoksa, bir gün gelir o insan gözünde sevimsizleşir de önceki aşırı muhabbetinden dolayı elemin iyice ziyadeleşir. Kızdığın kimseye karşı da ölçülü ol ve nefret hissinin önünü kes. Aksi halde, gün döner de o şahıs dostun oluverirse evvelki öfkeli tavırlarının mahcubiyeti seni çok üzer.
(Tirmizi, Birr, 59)
|
|
| Günün Hadis-i Şerifi |
Abdullah ibn-i Ömer (radiyallahü anh) hazretleri, Efendiler Efendisi (aleyhissalâtü vesselam)'ın şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
"Hakiki saadet ve gerçek bahtiyarlık, Rabbine karşı halis kulluğunda her an biraz daha derinleşerek adım adım rıza-yı ilâhiye yürüyen bir insanın bu hal üzere çok uzun bir ömür sürmesidir."
Feyzu'l-Kadir, 4, 144; Müsned-i Şihab, 1, 206
|
|
| Günün Hadis-i Şerifi |
Sahabe-i güzîn efendilerimizden Abdullah ibn-i Amr (radıyallahü anh) hazretleri, Peygamber-i zîşan Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir.
Dünyaya gönülde yer vermemek hem kalbi rahatlatır hem de bedeni. Ona perestiş etmek ise sadece tasa ve hüznü artırır. Gayr-ı ciddi ve laubali olmaya gelince, o, kalbi katılaştırmaktan başka hiçbir işe yaramaz.
Müsned-i Şihab, 1, 188; Feyzu'l-Kadîr, 4, 74
|
|
| Günün Hadis-i Şerifi |
İbn-i Ömer ve Sehl ibn-i Sa'd (radıyallâhu anhümâ) hazretleri, Efendiler Efendisi'nin şöyle buyurduğunu naklederler:
Nasıl istersen öyle yaşa, fakat bil ki, bir gün mutlaka öleceksin. Kimi seversen sev ama unutma ki, bir gün ondan ayrılacaksın. Dilediğin gibi davran, lâkin şu da her zaman hatırında olsun ki, her yaptığının karşılığını mutlaka göreceksin.
Hâkim, Müstedrek, 4/360; Taberânî, Mu'cemu'l-Evsad, 4/306; Heysemî, Mecmeu'z-Zevâid, 2/252
|
|
|
| Kısa Mesajlar |
Mesajınızı gönderebilmeniz için üye olmanız yada üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Kısa Mesajlar Arşivi
|
|
|